.



.

   EVLİYAFAKI                                  
köyümüz siverekten göç etmiştir.çaldıran
savaşında türk toplumuna çok detek veren
şeh Hüseyin aşiretine osmanlı padişahı bu
yardım nedeniyle şeh Hüsayin aşiretine hay-
mana topraklarını vermiştir.Dedelerimiz köye
geldiklerinde köyde Evliya adında bi zat var-
mış.bu zadın adını köyümüze vermişler. bundan
 sonra köyümüzün adı EVLİYAFAKI oluyor.
Bu zadın mezarı şimdi köyün çıkışındadır.
COĞRFAFYASI
ANKARA103km,HAYMANA35km,POLATLI43km uzaktır
İKLİMİ
köyümüzün iklimi  karasaldır.Etkili alanlar içerisindedir.
NÜFUSU
yıllara göre:
1997
2000        513 kişi
20006
MUHTARLIK
Yerleşim yerinin köy tüzeliği almasıyla muhtar-
lık şeçimleride yapılmaktadır.şeçildikleri yıllara
göre muhtarlık seçimleri:


1989-
1994-MUSTAFA SATILMIŞ
1997-MUSTFA SATILMIŞ
1999-MUSTAFA SATILMIŞ
2004-AHMET ÖZCAN
ALTYAPI BİLGİSİ
köyümüzde ilköğretim okulu var.
köyde 2 günde bir suyu akıyor.
faliyete geçmeyen kanalizyasyon şe-
bakesi var.sağlık ocağı var. Bir hemşi
re bi ebe bulunmaktadır.Fakat son yıl-
larda tarım ve hayvancılık zayıfladığı
için köyümüz polatlıya göç etmektedir.
     Ayrıca köyümüz şehbızın aşiretine
mensubdur.
.



.



.



.



 23.Ağustos.1921' de başlayan ve 12.Eylül.1921' de sona eren ve 22 gün 22 gece sürerek dünya meydan savaşları içerisinde en uzun süreli olan Sakarya Meydan Savaşın' da Haymana' nın stratejik önemini ve Haymana ve çevresinde Türk ve Yunan ordularının çarpışmalarını anlatmadan geçmek Siz ziyaretçilerimiz için büyük kayıp olacaktır. işte bu esnada Atatürk' ün "Hattı müdafa yoktur, Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır" sözleri Haymana' da söylemiş olması da yine Haymana' nın Kurtuluş Savaşı sırasındaki önemini açıklayan bir delildir.
   Mustafa Kemal, meclisi Ankara' da toplayarak Ankara' yı Türk devletinin başkenti yapmıştı. İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlılar yeni bir devletin kuruluşunu başından engellemek için işgal ettikleri batı topraklarımızdan Ankara' ya doğru büyük bir hareket başlattılar. Bu harekatın sonunda Türk ordusu aldığı bir kararla birliklerini geri çekmeye başladı. Ta ki Haymana' ya kadar...
   Yunan birliklerinin Haymana' ya gelerek Ankara' yı tehdit etmesi gerek halk üzerinde ve gerekse Meclis' te büyük sıkıntıların yaşanmasına neden oldu. Halk uzun konvoylar halinde Ankara' dan daha güvenli yerlere; Kayseri, Sivas, Kırşehir'e doğru şehri terk etmeye başladı. Tam bir panik havası yaşanmakta idi. İşte bundan sonra Mustafa Kemal sahneye çıkarak 5.Ağustos.1921' de Meclis' ten başkomutanlık rütbesini alarak büyük yetki ve söz sahibi olarak orduların başına geçti. Artık Yunan' ı Ankara' nın burnunun dibinden atmanın zamanı gelmişti. Başkomutanlık karargahı Ankara-Polatlı karayolu üzerindeki Alagöz köyünde kurulur.
   Amacı Ankara' ya girerek Milli Mücadelenin merkezini dağıtmnak olan Yunan saldırısı 23.Ağustos.1921' de başladı. 24.Tümen ve 47. Alaydan oluşan 1. Grubumuz Haymana' nın kaltaklı mıntıkasını koruyacaktı. 24.Ağustos' ta muharebe 90 Km.' lik bir cephede hakiki şiddetine ulaştı. Ağırlık merkezi Beylikköprü' den itibaren güneye doğru idi. Mevziler sürekli olarak el değiştiriyordu. Yunanlıların karşılaştıkları bu inatçı direniş karşısında ilk ümit kırıklarını 25.ağustos' ta duydukları sanılır. Yunanlıların asıl hedefi Çaldağ zirvelerini ele geçirmekti. Sonraki günlerde kanlı çarpışmalar sonucunda nihayet Çaldağ' da Yunanlılar' ın eline geçti. Fakat Türk birlikleri yine de çekilmedi. Türk ordusu savaşın en kritik gününü 1.Eylül.1921' de yaşamıştır. Yunan ordusu Haymana ve Çaldağ yönlerinde önemli gelişmeler göstermiştir. Türk Baş Komutanlığı bütün yedek birliklerini bu bölge de savaşa sürmüştür. Türk birlikleri haymana' nın elden çıkmaması için çok kan dökmüş, ve mevcutları 30 ere inmiş yiyecek sıkıntısı çekmişlerdir.
.



Şeyhbızınlar, Kuzey Irak’ın Süleymaniye kenti civarlarında ve Haymana’da yoğun olarak yaşayan bir aşirettir. Ülkemizin değişik illerdeki köylere dağılmışlardır. Türkiye’deki Şeyhbızınların ilk yurtları da Kuzey Irak’taki Süleymaniye çevresindeki Bazan bölgesidir.

   Şeyh(şeğ) kelimesi, dilimizde lider anlamındadır, hatırı sayılan kişi, aşirette sözü geçen kişi, aşirete adalet üzerine hâkim olan kişi anlamındadır. Şeyhbızın(şeğbızın)'ın Şeyh Bazan'dan-Bazan'ın Şeyhi-gelmiş olma ihtimali yüksektir. Bazan, zamanla, bazın, bızın olmuş ve Şeyhbızın olarak kullanılmıştır. Bu konuda değişik söyleyenler, düşünenler de vardır. Bazın, bilezik ve bızın, keçi anlamındadır. Ekonomik olarak aşiretin geçiminin bızına(keçiye) bağlı olması nedeniyle de aşirete Şeyhbızın adı verilmiş olabilir. Aşiret, Bazan bölgesinde ve daha sonra göçettikleri bölgelerde de (Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, Haymana'da) keçi, koyun besleyerek geçinirlerdi

.

.

.

« Önceki :: Sonraki »